Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık

Genç bir kadın, ailesi tarafından Dokuzuncu Krallık olarak bilinen yere giden bir trene binmeye zorlanmıştır. Tren hiç durmadan ilerlerken meşum bir duman bulutu, terk edilmiş yerlerle dolu manzaranın üstüne çökmüştür. “Orman yangınları” der bir yolcu, “Yılın bu zamanları kuzeyden gelen duman çöker buralara.” Bu tekinsiz başlangıca bakıldığında bir Stephen King romanının açılışı gibi duruyor ama değil. Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık, Slyvia Plath’in Smith Kolej’de burslu okurken yazıp bir dergiye gönderdiği ama reddedilen ve bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış öyküsü. 1952 yılının Aralık ayında, o zamanlar 20 yaşında olan Slyvia Plath, daha sonra Sırça Fanus romanında da yazacağı gibi fırtınalı bir yılın eşiğindeydi. Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık öyküsünü yazdıktan birkaç ay sonra, Harvard yaz okuluna yaptığı başvuru reddedilecek ve ilk ciddi intihar girişiminde bulunacaktı. Kitap önümüzdeki ay İngiltere’de, HarperCollins yayınevi tarafından yayımlanacak.
Kaynak: The Guardian Çevir…

Dünlük 107: “Kavgadan önce Kartal'da bahçıvandı”

2.Ocak.19 Kısa film de kısa öykünün kaderini paylaşıyor. Tüketicisine ulaşmakta zorlanıyor, ancak film festivallerinin uygunsuz saatlerinde (mesai saatleri) gösterim imkanı bulabiliyor. Allahtan internet var. İnternetten bulup izleyebildiklerim arasından izlenesi olanları listeledim. Fırsat bulursanız izleyin derim. 128 (2017) - Onur Atalay Şenol (Ece Ayhan’ın Meçhul Öğrenci Anıtı’ndan) Bıyık (2013) - Umut Delimehmet Bir Maç Günlüğü (2014) - Deniz Özden Kimi Sevsem Çıkmazı (2016) - Alper Tunel (Emrah Serbes’in öyküsünden) Söz Uçar (2017) - Tufan Taştan (Barış Bıçakçı’nın Seyrek Yağmur’undan) Hêk-Yumurta (2016) - Muaz Güneş-Emrah Doğru 9.Ocak.19 Bir yaşıma daha girdim bugün: Adı “birader” olan adam gördüm. Pes! “N’aber Birader?” “İyi birader, n’olsun be, aynı.” 10.Ocak.19 Dün gece CerModern’de bir oyun izledik: Dirmit-Sevgili Arsız Ölüm. Evet, Türkçenin gururlarından Latife Tekin’in ilk romanından uyarlanmış oyun. Uyarlayanlardan biri (Nezaket Erden) oynamış, diğeri yönetmiş (Hakan Emre Ünal). Ç…

Murakami’den Tavsiyeler Dinlediniz

İnsanın inanası gelmiyor ama Japon romancı, konuşan kedi sevdalısı, tuhaf kulak vakanüvisi Haruki Murakami geçtiğimiz hafta sonu 70. yaşını doldurdu. 70! Uluslararası çoksatar yazarın 14 romanı ve kısa öyküleri olduğuna ve dünyanın en ünlü çağdaş yazarlarından biri olduğuna ise inanmalıyız. Doğum gününü kutlamak için en iyi yazma tavsiyelerinden bazılarını derledik.
Okuyun Romancı olmaya talip olanların ilk işinin tonlarca roman okumak olduğunu düşünüyorum. Böyle harcıâlem bir gözlemle başladığım için üzgünüm ama bir romancı için bundan daha iyi bir eğitim olamaz. Roman yazmak için, bir romanın nasıl çatıldığını fiziksel olarak anlamalısınız… Hala gençken mümkün olduğunca fazla roman arasından geçmeniz bilhassa önemlidir. Her şeye el atabilirsiniz – büyük romanlar, çok da büyük olmayan romanlar, berbat romanlar, okumayı sürdürdüğünüz sürece hiç önemi yok! Fiziksel olarak ne kadar mümkünse o kadar hikayeyi sindirin. Kendinizi çok fazla iyi metne maruz bırakın. Çok fazla vasat metne de ma…

İlk Göz Ağrısı (40) : Mehmet Sürücü ve “Ah Kamilâ”

Edebiyat ortamımız, ülkemizin diğer ortamlarından farklı değil. Yani, kaos hakim. Çok fazla kitap yayımlanıyor, eleştiri yok denecek kadar az ve sair. Bunlar hepimizin bildiği şeyler. Ve fakat ne şekilde, nasıl olursa olsun ilk kitabın heyecanı da ayrı. Hem, kağıt oyunu oynayanlar bilir; ilk elin günahı olmaz. İlk kitaplar da, tıpkı sonrakiler gibi, kusurlarıyla güzeldir. Kendimize ait, bize kendi yolumuzu açacak güzel yanlışlarımız olmazsa ne anlamı var yazmanın? Bu ve benzeri düşüncelerden hareketle ilk kitaplarını çıkarmış yazarlarla söyleşi yapma fikri gelişti. İlk kitabını çıkarmış her yazara sorulabilecek ortak sorular belirlemeye çalıştım. Samimiyetle sorulan sorulara verilecek sahici cevaplar, belki, ortak dertlerimizi anlamaya, birlikte düşünmeye vesile olur. Hiçbir şey olmasa bile, bir yazar dostumuzun ilk göz ağrısının heyecanını paylaşmış oluruz. Onur Çalı
Kitapsız bir hevesli olmaktan kitaplı bir yazar olmaya giden süreç nasıl gelişti? Yıllarca elimin eriştiği yerde hep bir …

Çehov’un Not Defteri

Ulusal bilim diye bir şey yoktur, ulusal çarpım tablosu olmadığı gibi; ulusal olan şey artık bilim olmaktan çıkmıştır. • • • Çocukların ağlamasına katlanamam, ama kendi çocuğum ağladığında duymam. • • • İki eş: biri Petersburg’da, biri Kerç’de. Sürekli hırgür, tehditler, telgraflar. Adamı neredeyse intihara sürükleyecekler. Sonunda adam bir çare bulur: İkisini aynı eve getirir. Kadınlar taş kesilir; sessizleşirler, sakinleşirler. • • • İnsanların evlendikten sonra meraklarını yitirdiklerini gözlemledim. • • • Seksenlerinde yaşlı bir adam, altmış yaşlarında olan diğer yaşlı adama seslenir: “Kendinden utanmalısın genç adam.” • • • Bir doktor davet edilir, hemşire ise gönderilir. • • • Köylü ne kadar aptal olursa, atı onu o kadar iyi anlar. • • • Çok duyarlı, zeki bir genç kadın; kadın banyo ederken, adam, kadının dar bir leğen kemiği ve acınacak kadar küçük kalçaları olduğunu fark etti – ve adam ondan nefret etmeye başladı. • • • Terbiyeli, iyi giyimli çocuklarınız olmalı, çocuklarınızın da güzel bir …

İnsan Üzerine Şiir Denemesi

Sevişmenin tanrıkatındaki hükmüyüz! İşte, göreceliğimiz bu bizim, Yaşayışın er’inde kör oldurulduk Kendimize, biribirimize, öz’e! Enisonu, bizi biz öldürdük.
Sevişme merasimleriyle doldurulmuş Evet, içimiz, soylu bir tabutluk Her aşkta kadim cehennemler yoğurduk İşte, dostlar, insan, tabiatiyle, böyle, yontulmuş İşte dostlar, insan tabiatiyle, böyle yontulmuş İşte dostlar insan, Tabiatiyle böyle, Yontulmuş!
Halûk Dass

İlk Göz Ağrısı (39) : Semih Öztürk ve “Önce Dağlar Kar Tutacak”

Edebiyat ortamımız, ülkemizin diğer ortamlarından farklı değil. Yani, kaos hakim. Çok fazla kitap yayımlanıyor, eleştiri yok denecek kadar az ve sair. Bunlar hepimizin bildiği şeyler. Ve fakat ne şekilde, nasıl olursa olsun ilk kitabın heyecanı da ayrı. Hem, kağıt oyunu oynayanlar bilir; ilk elin günahı olmaz. İlk kitaplar da, tıpkı sonrakiler gibi, kusurlarıyla güzeldir. Kendimize ait, bize kendi yolumuzu açacak güzel yanlışlarımız olmazsa ne anlamı var yazmanın? Bu ve benzeri düşüncelerden hareketle ilk kitaplarını çıkarmış yazarlarla söyleşi yapma fikri gelişti. İlk kitabını çıkarmış her yazara sorulabilecek ortak sorular belirlemeye çalıştım. Samimiyetle sorulan sorulara verilecek sahici cevaplar, belki, ortak dertlerimizi anlamaya, birlikte düşünmeye vesile olur. Hiçbir şey olmasa bile, bir yazar dostumuzun ilk göz ağrısının heyecanını paylaşmış oluruz. Onur Çalı


Kitapsız bir hevesli olmaktan kitaplı bir yazar olmaya giden süreç nasıl gelişti? Öykülerimi bir mevsimin etrafında topla…

Sevilen İsrailli Yazar Amos Oz 79 Yaşında Vefat Etti

İsrail’in ileri gelen yazarlarından ve İsrail ile Filistinliler arasındaki barış savunucularının en önemlilerinden Amos Oz, 79 yaşında kanserden vefat etti. Yazarın en fazla ilgi gören eserleri arasında 2002 tarihli otobiyografik romanı "Aşk ve Karanlık"da bulunuyor. Roman, 2015 yılında Natalie Portman tarafından sinemaya uyarlanmış, ünlü oyuncu filmi hem yönetmiş hem de başrolünde oynamıştı. Amos Oz, İsrail-Filistin sorununda iki devletli bir çözüme destek verdiği için bazılarınca hain ilan edilmiş, ünlü yazar bunu "bir şeref nişanı" gibi taşıdığını söylemişti. Amos Oz’un ölümünü kızı, tarihçi Fania Oz-Salzberger twitter’dan duyurdu: "Sevgili babam sevenleri yanındayken, huzur içinde uyurken kanserden vefat etti. Lütfen mahremiyetimize saygı gösterin. Yorum yapamayacağım. Sevenlerine teşekkürler." Amos Oz aralarında İsrail Ödülü, Almanya Heinrich Heine Ödülü, Fransa Onur Nişanı ve Amerika Bilim ve Sanat Akademisi üyeliği de bulunan birçok ödüle layık görül…

Dünlük 106: Ankara Ankara

17.Aralık.18 Ders 1: Çeviribilime Giriş (Çeviri bilim ise marangozluk da bilimdir) Çevirmen sözlük değildir. Çevirmen sözlük değildir. Çevirmen sözlük değildir. Çevirmen sözlük değildir. Çevirmen sözlük değildir. Çevirmen sözlük değildir. Çevirmen ansiklopedi de değildir. Yeni nesil için: Çevirmen wikipedia değildir. Hamiş: Wikipedia engelli. Ders 2: Varoluşçuluğa Giriş Ah anam, güzel anam, beni neden doğurdun! Ders 3: Nihilizm (Hiççilik) Yasal uyarı: Anaya babaya saygısızlığı özendiren unsurlar barındırmaktadır. “Satmışım bu dünyanın anasını, babasını, umrumda değil Yakmışım bu dünyanın anasını, babasını, hiç umrumda değil” (Bendeniz, Satmışım) 18.Aralık.18 Edip, muharrir, müellif > Yazar Yukarıdaki formül (yukarıda da gördüğünüz üzere kendimi öğretmenliğe alıştırıyorum, dersler, fişler, formüller…) yeterince açık ama biz fıslamayı ihmal etmeyelim yine de: Sadeleştirme ya da “özleştirme” farklılığı tırpanlar. Nüansları ortadan kaldırır. Geçelim. Ve Refik Halid Bey’e kulak verelim, “Üstad Aşağ…