Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dünlük 98: her şeyi anlamak hastalığı

14.Eylül.18 Birkaç gün önceki gazetelerde bir ödül töreninden bahsediliyordu. Türkiye Futbol Federasyonu ile Digiturk kanalı, “Futbolun Süperleri” adlı bir ödül tertip etmişler. Geçtiğimiz sezonun, adıyla sanıyla 2017-18 İlhan Cavcav Sezonunun (ki bu yılki sezonumuzun adı da Lefter Küçükandonyadis’tir: Ver Lefter’e Yaz Deftere) en başarılı futbolcularını seçmişler. Sıkı durun! Yılın Süper Orta Saha Oyuncusu ödülünü Emre Belözoğlu almış. Futbola ilgisi olmayanlar, maç izlemeyenler bile bilir Emre’yi. Zamanında küçük İskender akrostiş şiir yazmıştı Emre Belözoğlu için ama o zamanlar Emre yirmili yaşlarının hemen başındaydı ve henüz futbol oynuyordu. Bugün oynamıyor mu peki? Oynuyor oynamasına ama Emre’nin ismini hazreti Google’a yazarsanız futbolla ilgili terimlerden çok şuna benzer sözcüklerle karşılaşırsınız: saldırı, tehdit, ceza, tartışma, küfür, kavga...
küçük İskender’in yazdığı akrostiş şiirin bir dizesi (Emre’nin soy isminin ilk harfi) şöyleydi: Burada lafı uzatmak, dokuz kusurlu …

Ömer Asım Aksoy Ödülü'nün Sahibi Neşe Aksakal

Ömer Asım Aksoy Ödülüne “Türler Arası En Güzel Yolculuklar” kitabıyla Neşe Aksakal değer görüldü... “30 Ekim 1993’te vefat eden Ömer Asım Aksoy’u dilci ve devrimci kişiliğiyle yaşatmak, düşünce ve yapıtlarını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla” Aksoy Ailesi ile Dil Derneği’nin düzenlediği Ömer Asım Aksoy Ödülü, bu yıl deneme dalında verildi. Adnan Binyazar, Yüksel Pazarkaya, Cengiz Bektaş, Feridun Andaç ve (aile adına) Sevgi Özel’den oluşan seçici kurul, Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü’nün “Türler Arası En Güzel Yolculuklar” adlı deneme kitabıyla Neşe Aksakal’a verilmesini kararlaştırdı. 1995 yılından beri verilen ödüle, evvelce Necati Cumalı, Erhan Bener, Tahsin Yücel, Şükrü Erbaş, Halim Yazıcı, Necati Tosuner gibi isimler layık görülmüştü. Ödül, 26 Eylül 2018 Çarşamba günü gerçekleşecek 86. Dil Bayramı kutlama etkinliği sırasında yazara takdim edilecek. İnci Aral, Prof. Dr. Semih Baskan, Prof. Dr. Ali Demir, Adnan Gerger, Mehmet Kurukahveci, Hüseyin Ersöz, Demet Kayıran, Yaşar Çatak …

Yüz Kitap'tan Yeni Kitap : "Tabiata Giden Bütün Yollar"

Bilimin ölçülebilir gerçekleri ile kalbin ölçüye gelmez mıntıkalarının kesiştiği öyküler... “1945 sonrası dünya edebiyatının daha önce Türkçeye hiç çevrilmemiş minör klasiklerini ve klasik olmaya aday eserleri iyi çeviri, titiz bir editoryal çalışma ve özenli tasarımlarla yayımlamayı” hedefleyen Yüz Kitap’ın 14. kitabı Tabiata Giden Bütün Yollar, Figen Bingül’ün İngilizce aslından çevirisiyle ve Betül Kadıoğlu’nun editörlüğünde yayımlandı. Yayınevinin tanıtım bülteninden aktarıyoruz: Andrea Barrett, National Book Award’u kazanan bu öykü kitabında, bilim insanlarının aşklarını, hırslarını ve tabiatı anlama çabalarında uğradıkları hayal kırıklıklarını anlatıyor. Gregor Mendel’in bezelyelerle yaptığı kalıtım deneylerinin hüzünlü öyküsü, yıllar sonra bir genç kadının ruhunu ve hayatını şekillendiriyor. Bilimsel merak ile para kazanma hırsı arasında bocalayan bir genç adam, Darwin’in ve Wallace’ın seyahatlerinin izinden giderek kendi yolunu bulmaya çalışıyor. Canlı türlerini adlandırmak ve sı…

"Bağzı Kitaplar Kardeştir"

Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) ve Çankaya Belediyesi işbirliği ile 35 Yayınevi Ankara’da, 29 Eylül ila 5 Ekim 2018 tarihlerinde okurlarla buluşuyor… Çankaya Belediyesi ve TAKSAV (Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf) işbirliğiyle düzenlenen 1. Çankaya Kitap Buluşması 29 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde 35 yayınevinin katılımıyla gerçekleşecek. Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, BirGün gazetesine verdiği söyleşide, “Bağzı Kitaplar Kardeştir” olarak belirlenen kitap fuarının konseptini şöyle açıklamış: Hepimiz kardeşiz diye bir söz var. İyi niyetli bir söz. Ama bu “hepimiz”in içine, insanları sömürenler, kandıranlar da giriyor mu diye düşünmek gerek. İşkenceciler veya katiller, tecavüzcüler de bu “hepimiz”in içinde mi? Bu söz “tüm kitaplar kardeştir” diye de anılır oldu. Niyet iyi. Ama örneğin Hitler’in ‘Kavgam’ı da bir kitap. Korkunç şeyler yazan kitaplar var. Biz bu nedenle “Gezice” bir slogan kullanmak istedik.…

Öykülem'in 13. Sayısı Raflarda

Mevsimlik öykü dergisi Öykülem’in 13. Sayısı (yaz 2018) raflarda…
Derginin mutat kadrosu ve içeriği haricinde, değerlendirme-eleştiri yazıları ve yeni öyküler de okuyucuyla buluşuyor. Bu sayının öykücüleri ve öyküleri şöyle...
Dergiyi temin edebileceğiniz satış noktaları: İstanbul Kadıköy, İstiklal ve Beşiktaş Mephisto Ankara Dost Kitabevi İzmir Yakın Kitabevi Konya Gençlik Kitabevi Eskişehir Adımlar Kitabevi İzmit Fırat Kitabevi Gaziantep Don Kişot Kitabevi Düzce Mekân Kafe Mersin Sokak Kitap Direkt Teminoykulemdergi@gmail.com

Erdal Öz Edebiyat Ödülü'nün Sahibi Adalet Ağaoğlu

Can Yayınları’nın kurucusu Erdal Öz’ün anısını yaşatmak için, 2008 yılından beri ailesi tarafından her yıl düzenlenen Erdal Öz Edebiyat Ödülü, bu yıl Adalet Ağaoğlu'na verildi. Başkanlığını Handan İnci’nin üstlendiği, Asuman Kafaoğlu Büke, Oğuz Demiralp, Sibel Irzık, Cemil Kavukçu, Ömer Türkeş ve Faruk Duman’dan oluşan seçici kurul, 2018 Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nün Adalet Ağaoğlu’na verilmesini kararlaştırdı. Seçici Kurulun ödül gerekçesinde şu ifadeler yer aldı: "16 Eylül Pazar günü toplanan Erdal Öz Edebiyat Ödülü Seçici Kurulu, çağdaş edebiyatımızın temel taşlarından Adalet Ağaoğlu’nu edebiyatımıza sağladığı tüm katkılardan dolayı bu yılki ödüle layık görmüştür. Adalet Ağaoğlu, arka planlarında Türkiye’nin sosyal, siyasi, kültürel yapılarını işlediği romanlarını, yenilikçi anlatım teknikleriyle kaleme almış, günlükleri, öyküleri, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızın doruklarından biri olmuştur." Her yıl bir üyenin ayrılıp bir başkasının katılımıyla yenilenen jüri, altı yı…

Dünlük 97: “Yorgunluklar çoğalır silahlardan sonra”

06.Eylül.18 Bugün Cumhuriyet Kitap Eki’ni elime alınca, ilk işim her zamanki gibi Semih Poroy’un Feklavye’sine bakmak oldu. Yoktu. Kağıt sıkıntısından dolayıdır, herhalde sadece bu sayılık bir yokluktur diye düşündüm ama kara haberi görmem için meğer Turhan Günay’ın yazısına bakmam gerekiyormuş. Üzüldüm doğrusu, çok keyif alarak okuduğum karikatürler oluyordu Feklavye’de. Okur-yazarların dünyasına dair, içeriden vedelici kahkahalar attırıyordu Semih Poroy.
• • •  Sel Yayınları, Salâh Birsel’in “1001 Gece Denemeleri” serisindeki kitaplarını da basıyor yavaş yavaş. İki günlüğünü bile bastılar. Nedir, Bir Zavallı Sarı At’ı bir de Sel’in yeni baskısından okuyayım deyince, daha kitaba adını veren ilk denemede canım sıkıldı. Ciddi dizgi hataları var, tekrar eden cümleler, açılan tırnakların kapatılmaması... Karşılaştırdım, eski baskısında (Dünya Kitapları Yayınları) aynı hatalar yok.
Zaten bizim edebiyatımızda (Türk edebiyatı mı dersiniz, Türkçe edebiyat mı, orası size kalmış) yazardan yana eks…

Kutsal Ailenin Ölümü

Mitosun en janti tariflerinden birini, “dünyanın vicdanı” Eduardo Galeano Kucaklaşmanın Kitabı’nda yapar: “Paysandu evlerinin ocakları başında Mellado Iturria, dünyada olup bitenleri anlatıyor. Bir zamanlar olmuş bitmiş şeylerdi bunlar ya da neredeyse olmuş ya da hiç olmamış; ama bunların özellikleri şudur ki her anlatılışlarında yeniden olurlar.”
Bingo! Olmuş bitmiş şeyler ya da neredeyse olmuş ya da hiç olmamış. “Gerçekten” olup olmadıkları, yaşanıp yaşanmadıklarının pek önemi yoktur aslında. Mit, bir dildir. Kutsalın dilidir. Ve bu dil, insan var oldukça farklı formlarda da olsa üretilip durur.
Biz bu yazıda, birçok farklı mitos türü (yaradılış, kült, ölü gömme ve sair) arasından kurban etme mitosuna el atacağız. Öncelikle Olimpos Dağına tırmanıp ineceğiz. Truva Savaşını bilirsiniz. Kral Agamemnon’un biraderi Menelaos'un karısı Helen’in Truva’ya kaçırılması (ya da Truva Prensi Paris’le kaçması) ile başlar bütün hikaye. Başbuğ Agamemnon orduları toplar, tayfayı gemileri ayarlar, y…

Dünlük 96: “Bu dünyada sevmeyen ya deli ya divâne”

02.Eylül.18 Teos Antik Kentini gördünüz mü? Muhteşem bir yer. Devam eden kazı çalışmalarıyla, herhalde, daha da ortaya çıkacaktır eski şehir. Teos Antik Kenti’ndeki “bilgilendirme odasında” oynatılan videoyu da izledim. Güzel hazırlanmış, Teos’un tarihini ve önemini özlüce anlatan bir kısa film olmuş ve fakat “küçük” bir sorun var: 1960’lı yıllarda bölgede kazı çalışmaları yürüten bilim insanı Baki Öğün’ün adı soyadı, videonun İngilizce altyazısında “Baki Meal” olarak geçiyor. Özel isimleri çevirmek gerekmiyor, bırakınız olduğu gibi kalsın. Bu arada, mikro milliyetçilik gibi algılanmasın ama Teos’un da bir süre bağlı olduğu Bergama (Pergamon) Krallığı’nın kalıntılarını gezmenizi öneririm. Pergamon çok daha iyi korunmuş, büyük ve önemli bir antik kent.
Gitmişken eski arastayı, orada beklemekten yontulmuş esnafı da görün. Durmayın, kentteki parşömen ustalarını bulup antik çağın bu mucizevi kağıdı hakkında bilgilenmeyi de ihmal etmeyin. Derim. Yine burada, Parşömen Sanal Fanzin’de yayımlanan …