Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Direniş Şarkısı: Eğilin

kahramansızlar bildirisi V

At izinin it izine karıştığı, bozbulanık bir ortam. Bilgi mümkün müdür? sorusu var ya, ta Antik Yunan'dan beri, o sorunun haber, medya ve halkın haber alma hakkı vesair dolayımında aklımıza ve hayatımıza düştüğü ve elbette en başta devlet denen organizasyonun tartışmaya açıldığı günler.

Temsili demokrasi çoktan ölmüştü de, ölüsünü kaldıran yoğudu, herhalde artık öldüğüne kimsenin kuşkusu kalmamıştır.


Öfke ne güzel bir şeydir. İnsan ne kötü şeydir, ama ne güzel şeydir hem. İkisini de görüyoruz.

Siz yine de insanlardan bir kol + bir bıçak mesafesinde durun ki size saldırdıklarında ufak sıyrıklarla atlatabilesiniz.

Umut, insana yakışmayan bir şey. Ama Gezi'yi görün yine de. Gözünüz gitmesin açık.

Peki sevgili sevgisizler, babanız sizi en son ne zaman öptü? Freud ve Lacan ve ismini bilmediğim binlerce okuyucu adına sizi ben öperim, şey selamlarım. Judas Kiss.

Peki, sorular: Bu akillik, bu herşeye yorum getirme ve kuşbakışı bakma tutumu, bu uzmanlık fetişizmi ne zaman çıktı ortaya? Neden…

Ağaçları Kurtarma Komitesi

Haydi barikata haydi barikata Ekmek adalet ve özgürlük için bandista

Yıkılmak üzere olan avlu kapısından çıktı. Tahta kapıyı emaneten tutturdu yerine. Karşıdaki ekmek fırınının üstüne kediler çıkmıştı; taş attı, kovaladı. Ne sinsi hayvanlar şu kediler. Ekmek yapıyoruz ulan biz orda!
Mahallenin sessizliği bile sis altında kalmıştı, yakalarını kaldırdı iyice. Sol tarafa, dereye ve onun üstündeki Delez tepesine baktı. Ağaç kardeşlerini selamladı. Yağma yok, dedi. Sonuna kadar direniş!

Arnavut kaldırımları zaten yırtılmak üzere olan ayakkabılarını zorluyordu; belediyeye küfrederek yokuşu tırmanmaya başladı. Çıkmaz sokağın başına gelmişti; çıkmazın çıkışına. Tabelaya baktı: Dilsiz Dere Çıkmazı. Mahallenin ruhunu tam olarak yansıtan bir isim. İki üç yaşlı ve Mustafa’dan başka kimsenin yaşamadığı, kalanların çıkışı bulamayan deney fareleri gibi içinde dolandıkları, dere kenarında bir mahalle. Dere dediysek, içine çöplerin savrulduğu kuru bir yatak aslında; adı dere.
Dere kenarına ektiği haşhaşlar …