Ana içeriğe atla

Bir Köpeğin Arkasına Saklanmanın Yedi Yolu


Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşar. Köpek sahibi olan kadınlar, köpek sahibi olmayan kadınlardan da uzun yaşar. Köpek sahibi olan kadınlar sevgi ne demektir bilirler. Sevgi, bir köpektir. Ulusal Köpek Sahibi Kadınlar Derneği. Bu cümleler anketimin köpek sahibi olmaya yönelik motivasyonlarla ilgili bölümünden alındı ve anketin ilk sorusu şuydu: “Neden bir köpek edindiniz?”
Kopyalıyor, cevapların altını çiziyor ve anketin bazı bölümlerini yeniden yazıyorum. Psikoloji alanındaki eğitimime yeni başladım ve bu da ilk görevim: “Köpeğin Arkasındaki Adam.”
Liliana, 32, ev hanımı
Şu yaştayım, hâlâ kimim kimsem yok. Durup dururken cadalozlaşabiliyorum. Çocuklardan, kedilerden ve bilhassa görüş alanına girdiğinde insanları duygusallaştıran her şeyden nefret ediyorum. Çirkin bir ev kedisinin benden daha çok ilgi çekebiliyor olması fikri bazen beni ağlatıyor. Fakat ağlarken yalnız olmak yine de güzel, bir ev kedisi ile olmaktan iyidir. Benim gibi giderek yaşlanan bir kadın için, eğer bir kadın kendini kedilerle kıyaslamaya başlamışsa, bir köpek edinmenin vakti gelmiş demektir. Köpeği kedilere karşı müttefikim olsun diye edindim. Aynen, sadece şu gayet aşikar yalnızlığımı azaltma için değil. Çirkinliğimde benimle olsun diye çirkin bir köpek edindim. Birbirimize sadığız, çünkü köpek güzel değil. Öte yandan, beni anlıyor – çocukları, kedileri ve bilhassa görüş alanına girdiğinde insanları duygusallaştıran her şeyi kovalıyor. Günün birinde ona alışacağımı ve onu dünyanın en güzel köpeği olarak göreceğimi biliyorum.
Belki benim için de geçerlidir bu – birinin bakışlarıma alışması gereklidir sadece. Beraber kedi kovaladığımız bir zamanda, sarışınların esmerler hakkında yaptığı esprileri düşünüyordum. Ben ve kediler için de aynısı söylenebilir – kedileri kovalıyorum, ama aslında birinin sevdiği ve sürekli okşadığı ev kedisi olmayı öylesine çok istiyorum ki.
Darina, 23, iş kadını
Köpek bana bir hediye olarak geldi. Bütün köpeklerim bana hediye olarak geldi. Eğer hediye olarak bir köpek aldıysan ayrılık yakındır diyen şu hurafeyi takmıyorum, benim için hava hoş; çünkü köpeklerin paketi bir arabaydı – ne zaman hediye olarak bir araba alsam, içinde her zaman bir köpek olurdu. Böyle bir hediyeden sonra malum olanla ve ayrılıklarla daha kolay yüzleşebilirim.
İlk önce, küçük bir köpeğim vardı, fakat ilk arabam da küçüktü. Ne köpeğin soyunu ne de arabanın markasını biliyorum; ikisi de küçük ve önemsizdi. İkinci köpeğim daha büyük ve pahalıydı, tabi arabam da. Bu elit derneğinize üye olmak istedim, çünkü bütün kadın arkadaşlarım üyeniz. Sofya’daki en büyük köpek benim köpeğim, tam da arazi aracımla eşleşiyor – Bulgaristan’daki en pahalısı. Elbette bazı girişimlerin yöneticisi ya da derneğin onurlu başkanı olduğum sürece, benim için bağışlarda bulunmak sıkıntı değil, ne de olsa Sofya’daki en büyük köpek benim köpeğim ve boyut her zaman önemlidir. Gerçek bir kadının her zaman büyük bir arabası, büyük bir köpeği ve arkasında başarılı bir iş adamı olmalıdır. Şimdiki erkek arkadaşım ve köpeğim boyut olarak mükemmeller, çok iyi anlaşıyorlar, köpeğim üç basit komuta ve erkek arkadaşım en önemlisine cevap veriyor: “Şunu bana ver!” Mutluyum ve bir köpeğin bakımını üstlenecekseniz mühim olan da bu değil midir?
Stanislava, 32, üç çocuk annesi
Yaşadığım dairede 2 köpeğimiz var ve ailemin köydeki evindeki iki tane daha. Bir köpek, onu sevgi selinde boğsalar bile insanların arasında yalnız kalmamalı. Eğer durumum olsaydı, bütün sokak köpeklerini alır, onlara çocuklarım gibi bakardım – her şeyi aralarında eşit bölüştürürdüm. Bir hayvan barınağı işletme hayali kuruyorum. Çocuklarımın da bana benzeyeceğini düşünüyorum, pelüş hayvanlarının çoğu köpek yavruları. Köpeklerimizi sevmeliyiz, onlar bizim akrabalarımız, çocuklarımız. Sık sık şu rüyayı görüyorum: Köpeklerle dolu yüksek bir binada yaşıyormuşum ve köpeklerin çoğu hasta ya da üzgünmüş, onlara bakıyormuşum ve dünyanın bütün köpeklerinin Rahibe Teresası’ymışım.
Milena, 48, sosyal hizmet uzmanı
Bir köpeğe ihtiyacım yok, ama bana soran kim? Köpeği kocam edindi, fakat bakan benim; işe gitmeden ve işten döndükten sonra yürüyüşe götürüyorum onu, besliyorum ve temizliyorum. Sanki evde başka bir adam daha varmış gibi. Köpek insanlarla iletişim kurmama yardımcı oluyor, beni daha insancıl yapıyor ya da kocam öyle diyor işte. Kocam böyle seviyor – işini benim yapmamı. Ya da köpeğin.
Hristina, 20, öğrenci
Bir köpeğim olacağı hiç aklıma gelmezdi. Bir arkadaşım bir süreliğine köpeğini bana bıraktı ve bir daha onu hiç görmedim. Köpek benim oldu. Köpek sahibi olmanın hissettirdikleri inanılmaz. Ona sarılmayı seviyorum. Tıpkı gerçek, yaşayan bir pelüş hayvana sahip olmak gibi. Geceleri ayaklarımın ucunda uyuyor. Ben uyumuyorsam o da uyumuyor. Ağladığımda gözyaşlarımı yalıyor. Etrafta değilsem beni arıyor. Umarım köpeğime benzeyen bir erkekle tanışırım. Bir köpek gibi bana sadık olacak biriyle. Köpeğim olacak birini arıyorum.
Asena, 68, dul
Bir köpek edindim, böylece onunla konuşabilecektim. Kocam öldüğünden beri konuşacak, tek kelime edecek kimsem yok. Hem bir köpeğe sahip olmak bir erkeğe sahip olmaktan daha iyi.
Evdokiya, 45, işsiz
Başlarda, erkeklerle ilişkilerim ayrı ayrı diyetler gibiydi – sınırsız miktarlarda gelirler ve benim sadece onları doğru biçimde bir araya getirmem gerekirdi. Sonraları, geri dönüşüm için kullanılan farklı çöp kutularına benzemeye başladılar. Onları ayırt edebilmek için köpeğe ihtiyaç duyuyorum – türlerini anlamak için. Köpekler nelerin yenip nelerin yenmeyeceğini iyi bilirler. Bu köpek on sene öncesindeki bir adamdan kalan tek şey. Bir çocuk istemiştim, o bana bir köpek verdi.
Ulusal Köpek Sahibi Kadınlar Derneği’nden ayrılıyorum. İstediğim şeyi, görevim için gerekli olan veriyi topladım. Köpek sahibi olmaya dair en ilginç motivasyonları seçtim ve şimdi bunları özetlemem gerekli. Yarın erkeklerin görüşlerini de ekleyeceğim, sabah saatlerinde parkta olacağım ve evsiz köpek sahipleri, iki köpek eğitmeni ve en sonunda belediyeden biriyle de görüşeceğim. Çocukları göz ardı edemem, büyümekte olan birilerinin de görüşlerine ihtiyacım var. Görevimi layıkıyla yerine getirmeliyim. Bütün bu köpekler ve cinsiyetler, köpekler ve mizaçlar, köpekler ve diller, köpekler ve yetişkinler, köpekler ve din arasındaki ilişkileri hafife alamam. Ah şu psikologlar!
Kadınların erkeklerden daha uzun yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum. Köpek sahibi olan kadınların köpek sahibi olmayan kadınlardan daha uzun yaşayıp yaşamadığını da. Bütün bildiğim köpeğiniz varsa sabahların daha uzun olduğu ve daha erken başladığı. Köpek gününüzü daha uzun kılar. Uzun günler ömrü uzatır mı ve kadınlar erkeklerden daha uzun mu yaşar? Gerçekten bilmiyorum. Bildiğim şey sevginin sahiden de bir köpek olduğudur. Bir Dakhund sahibiyim ve bu sevgi demektir.
Sevgi bir Dakhund’dur: yıllar geçtikçe genişler ama boyu uzamaz; evet, uzamaz.

Yordanka Beleva

Çeviren: Şakir Özüdoğru

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kadın Argosu ve "Kadın Argosu Sözlüğü"

Uğruna, tahtını/tacını terk eden krallar vardır. Çok sevilir, kıskanılır, tabanca çekilir, bıçak sıyrılır. Ölünür, öldürülür, gerekirse mahpus yatılır.
Anadır, bacıdır, teyzedir, haladır. Yavukludur, orospudur, metrestir, kapatmadır, yosmadır. Savaşların en büyük mağdurudur. Tecavüz edilir, esir alınır, satılır, köle yapılır. Tecavüzcü değil o asılır, çünkü yargıç erkektir.
Erkekleri de doğurur. Emzirir, besler, bokunu sidiğini temizler, donunu yıkar, pantolonunu ütüler yıllarca. Büyüdüğüne emin olunca, bir başka kadına devreder yaşatsın diye.
Biraz gecikse, kapılarda camlarda bekler sabaha dek. Ölse, gözüyle görmedikçe öldüğüne inanmaz, bekler ölene dek. Şili’de, Arjantin’de, Fransa’da, Ürdün’de hep aynıdırlar; 500, gerekirse 5000 hafta beklerler hiç yüksünmeden; katillere inat. Zalim dövmekten usanır, onlar beklemekten vazgeçmez.
Bu kadar çok işi ve adı olan kadının bir gizli dili de vardır haliyle. Daha doğrusu bilinir ama yazılmamış bir dildir bu. Bu dilin sözcüklerini, deyimlerini yi…

Çıkılacak Kız

Okuyan bir kızla çık. Parasını kıyafet yerine kitaplara yatıran bir kızla çık. Kitapları yüzünden dolabına sığamaz o. Okuyacağı kitapların listesini yapan, 12 yaşından beri kütüphane kartı olan bir kızla çık.
Okuyan bir kız bul. Okuyan bir kız olduğunu çantasında her zaman kitap taşımasından anlayabilirsin.[1] Kitapçıda, sevgiyle raflara bakan ve aradığı kitabı bulduğunda sessizce çığlık atandır o. Sahafta, eski bir kitabın sayfalarını koklayan fıstığı gördün mü? İşte o, okurdur. Hele sayfalar sararmışsa kesinlikle dayanamazlar.
Kahvecide[2] beklerken okuyan kızdır o. Fincanını dikizlersen, sütsüz kremasının yüzdüğünü görürsün çünkü o çoktan dalmıştır kitaba. Yazarın yarattığı dünyada kaybolmuştur. Sen de bir sandalye çek yanına. Sana ters ters bakabilir çünkü okuyan kızların çoğu rahatsız edilmek istemezler. Ona kitabı sevip sevmediğini sor.
Ona yeni bir kahve ısmarla.[3] Murakami hakkında ne düşündüğünü söyle.[4] Kardeşliğin ilk bölümünü bitirip bitiremediğini öğren.[5] Joyce’un Ulysse…

Havuçlu Pilav Meselesi

Yağmur yağıyordu, pis pis yağıyordu. Bu havada ancak yapabilecek bir şey bulanların, bulduklarını yapabilenlerin canı sıkılmazdı. Bense, gazetenin bilmecesini de çözmüş bulunuyordum. Bu kara gün pazar, başka türlü geçerdi.
Karımı düşünmek istedim: Gençti, güzeldi, şimdi akşam yemeğini hazırlamaya çalışıyor ve henüz mutfak işlerinden hoşlanıyordu. Epey çalışmama rağmen onu duygularımda canlandıramadım. Bu fena bir haldi. Ne yapmalı?
Radyo’ya gittim: Uzun dalga bomboştu, orta dalga da öyle… Uzun uzun esnedim.. kısa dalganın parazitleri arasında bir mucize çıktı: Bu enfes bir kemandı ve karımla, daha iki sevgiliyken dinlediğimiz bir…
Her şey canlanıverdi… İçimde kâinatı güzelleştiren, hayata mana veren o büyülü o heyecan belirmeye başlamıştı. Seslendim:
-  Hurrem…
Körpecik sesini işittim.
-  Efendim?
-  Gelsene biraz, dedim.
-  Ne var? diye sordu.
Ne var diye niçin soruyordu sanki? Ben onu güzel ve tatlı şeyleri paylaşmaktan başka ne için çağırırdım?
-  Gel hele! dedim.
-  Ama yemek yetişmeyecek so…

Mihman'ın Sesi

Akif Kurtuluş’un ilk romanı Mihman’da adı geçen şarkılardan hazırladığımız listeyi göreceksiniz aşağıda. Şarkı isimlerinin üstüne tıklayarak dinleyebilirsiniz.  Parantez içlerindeki isimler, alıntının yapıldığı bölüm adını, dolayısıyla alıntının anlatıcısını gösterir. İyi okumalar, iyi dinlemeler!
Estergon Kalesi: Ülkücü bir hocanın takımında iki devrimci topçuyduk. Ercüment Amca müessesenin yöneticilerinden biri olduğu için, takımın torpilli oyuncusu muamelesi görmüştüm başlarda. Benim faşolarla birlikte davranacağımı zannetmişti Cevdet. İdmanda ülkücüler teyp getirip Estergon Kalesi’ni dinletmeye başlayınca, bir gün ben de daha iyi bir teyp getirip dayadım Cem Karaca’dan Kavga’yı, Tamirci Çırağı’nı. Selda Bağcan… O günden sonra birbirimizin kademesine daha başka girmeye başladık.” (Avukat, s. 16) Yalan: Yolun karşı tarafına park ettiğim 306 İksir’e bindim. Hemen Yeliz’in kasetini koydum. İlk gençliğimden beri hastası olduğum bu kadının Yalan şarkısını dinleyerek Bölge Başkanlığı’na yola…

İLK GÖZ AĞRISI (23) : Engin Türkgeldi ve “Orada Bir Yerde”

Edebiyat ortamımız, ülkemizin diğer ortamlarından farklı değil. Yani, kaos hakim. Çok fazla kitap yayımlanıyor, eleştiri yok denecek kadar az ve sair. Bunlar hepimizin bildiği şeyler. Ve fakat ne şekilde, nasıl olursa olsun ilk kitabın heyecanı da ayrı. Hem, kağıt oyunu oynayanlar bilir; ilk elin günahı olmaz. İlk kitaplar da, tıpkı sonrakiler gibi, kusurlarıyla güzeldir. Kendimize ait, bize kendi yolumuzu açacak güzel yanlışlarımız olmazsa ne anlamı var yazmanın?
Bu ve benzeri düşüncelerden hareketle ilk kitaplarını çıkarmış yazarlarla söyleşi yapma fikri gelişti. İlk kitabını çıkarmış her yazara sorulabilecek ortak sorular belirlemeye çalıştım. Samimiyetle sorulan sorulara verilecek sahici cevaplar, belki, ortak dertlerimizi anlamaya, birlikte düşünmeye vesile olur. Hiçbir şey olmasa bile, bir yazar dostumuzun ilk göz ağrısının heyecanını paylaşmış oluruz. Onur Çalı



Kitapsız bir hevesli olmaktan kitaplı bir yazar olmaya giden süreç nasıl gelişti? Benim en baştan beri hevesli olduğum şey…

Filmlerde Kitap Var!

Kitaplarla yatıp kalkanlardansanız, izlediğiniz bir filmde okuduğunuz bir kitabı görünce gülümsersiniz, bir arkadaşınızı görmüş gibi. Daha önce tanışmadığınız bir arkadaşsa bu kitap, hemen bir kenara not ederseniz adını. Bazen, yönetmenler acımasız olur ve filmdeki karakterin elindeki kitabı göreceğiz diye pause tuşunu eskitmek zorunda kalırız. Neyse ki Anıl Altın ve Nazlı Karabıyıkoğlu, aşağıda okuyacağınız keyifli çalışmayı yapmışlar. 10 güzel filmde geçen kitaplar, hem sinemanın hem de edebiyatın ruhuna uygun bir şekilde yazılmış. Bakalım hangileri tanıdık size!
Solaris (Solyaris, 1972)
Sinema tarihindeki en özel yönetmenlerden biri olan Andrei Tarkovsky’nin Stanislav Lem’in aynı adlı kitabından uyarladığı Solaris (Solyaris, 1972), bir bilimkurgu başyapıtıdır. Başarısız bir uzay deneyinde bilim adamları ve özellikle baş karakter psikolog Kris Kelvin, hayalin her şeyi tatmin edip gerçekliği muğlaklaştırmasıyla birlikte, derin içsel yolculuklara çıkarlar. Başta eski karısı Khari olmak …