Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İnsanın Şu Delikli Yapısı

Pelinle kokulanmış bir sabaha karşı sırılsıklam uyandı. Göğsünü elleriyle eze eze kıvrandı. Gündüzler giderek uzuyor ve ısınıyor, geceler günden güne kısalıp soğuyordu. Her gün aşağı yukarı aynı vakitte, belki gittikçe daha erken uyanıyordu, sırılsıklam. Kalkıp camdan aşağı sarktı, iyice ezdi göğsünü elleriyle, göğsünde domuran sıkıntıyı ufalayıp dağıtmak için. Ayın önünde ince, cılız bir bulut kanfaş bir it gibi sürükleniyor. Balgamlı sabaha karşıları, havadaki şurubumsu o koku bir şeyi, bir günü muştularken, zaten neredeyse bir senedir o haberi göğsünde taşıyor ama buna nasıl dayandığından emin değil. Karnı pervaza dayalı, pencereden iyice sarkıtıp kendini aşağı, tetik düşürür gibi kesik kesik ve giderek daha hızlı, soluklandı. Odanın lacivert duvarları, kalabalık eşyaları odanın, yatak perdeler, ne kadar çok soluk alırsa alsın pencerelerde, ağlayıp kurtulmasına engel olacak. Arkasını döndü, yürüdü kapıya zar zor, açıp çıktı hala hızlı hızlı soluyarak. Burnu sızlayarak durup çiğnedi …