Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

“Git talihine küs bari.” (48. Dünlük)

4.Mayıs.17 Tatyos Efendi’nin Gamzedeyim Deva Bulmam bestesini bilirsiniz. Ben de bilir idim, meğer son kıtasından haberim yokmuş: Ehl-i dilin yoktur kadri Uğraşma gel Tatyos gayri Eserin çok kıymetin yok Git talihine küs bari “Eserin çok kıymetin yok” kısmı da bizim Türkçe öykü edebiyatı için söylenebilir herhalde. Eskiden şunu söylerdim: Romanı okurlar, öyküyü öykücüler okur; şiiri şairler bile okumaz. Şimdi öykünün durumu da şiirle aynıdır herhalde. Çünkü bu kadar çok basılan yeni öykü kitabını öykücülerin dahi takip etmesine imkan yok. Bakalım bu işin sonu nereye varacak. • • • Stephen Hawking, yüz yıl içerisinde dünyayı terk etmemiz gerektiğini söylemiş. Çünkü nükleer savaş, çünkü küresel ısınma, ve sair. Hawking diyorsa doğrudur. Demek ki bu Amerikan filmlerinde gördüklerimiz gerçek olacak. Zenginler, kompradorlar, birtakım konsolos köpekleri ve zıpçıktılar uzay gemilerine doluşup doluşup bu koskocaman dünyamızı terk edecekler. Tabii o günleri görme ihtimalim olmadığı için şanslıyım. Ve…

Bir Köpeğin Arkasına Saklanmanın Yedi Yolu

Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşar. Köpek sahibi olan kadınlar, köpek sahibi olmayan kadınlardan da uzun yaşar. Köpek sahibi olan kadınlar sevgi ne demektir bilirler. Sevgi, bir köpektir. Ulusal Köpek Sahibi Kadınlar Derneği. Bu cümleler anketimin köpek sahibi olmaya yönelik motivasyonlarla ilgili bölümünden alındı ve anketin ilk sorusu şuydu: “Neden bir köpek edindiniz?” Kopyalıyor, cevapların altını çiziyor ve anketin bazı bölümlerini yeniden yazıyorum. Psikoloji alanındaki eğitimime yeni başladım ve bu da ilk görevim: “Köpeğin Arkasındaki Adam.” Liliana, 32, ev hanımı Şu yaştayım, hâlâ kimim kimsem yok. Durup dururken cadalozlaşabiliyorum. Çocuklardan, kedilerden ve bilhassa görüş alanına girdiğinde insanları duygusallaştıran her şeyden nefret ediyorum. Çirkin bir ev kedisinin benden daha çok ilgi çekebiliyor olması fikri bazen beni ağlatıyor. Fakat ağlarken yalnız olmak yine de güzel, bir ev kedisi ile olmaktan iyidir. Benim gibi giderek yaşlanan bir kadın için, eğer bir kadın kend…

İLK GÖZ AĞRISI (20) : Mevsim Yenice ve “Tekme Tokatlı Şehir Rehberi”

Edebiyat ortamımız, ülkemizin diğer ortamlarından farklı değil. Yani, kaos hakim. Çok fazla kitap yayımlanıyor, eleştiri yok denecek kadar az ve sair. Bunlar hepimizin bildiği şeyler. Ve fakat ne şekilde, nasıl olursa olsun ilk kitabın heyecanı da ayrı. Hem, kağıt oyunu oynayanlar bilir; ilk elin günahı olmaz. İlk kitaplar da, tıpkı sonrakiler gibi, kusurlarıyla güzeldir. Kendimize ait, bize kendi yolumuzu açacak güzel yanlışlarımız olmazsa ne anlamı var yazmanın? Bu ve benzeri düşüncelerden hareketle ilk kitaplarını çıkarmış yazarlarla söyleşi yapma fikri gelişti. İlk kitabını çıkarmış her yazara sorulabilecek ortak sorular belirlemeye çalıştım. Samimiyetle sorulan sorulara verilecek sahici cevaplar, belki, ortak dertlerimizi anlamaya, birlikte düşünmeye vesile olur. Hiçbir şey olmasa bile, bir yazar dostumuzun ilk göz ağrısının heyecanını paylaşmış oluruz. Onur Çalı 


Kitapsız bir hevesli olmaktan kitaplı bir yazar olmaya giden süreç nasıl gelişti? Yazarak bir şeyler anlatma tutkusu çok …

İLK GÖZ AĞRISI (19) : Bünyamin Bozkuş ve “Cennetin Kenar Mahallesi”

Edebiyat ortamımız, ülkemizin diğer ortamlarından farklı değil. Yani, kaos hakim. Çok fazla kitap yayımlanıyor, eleştiri yok denecek kadar az ve sair. Bunlar hepimizin bildiği şeyler. Ve fakat ne şekilde, nasıl olursa olsun ilk kitabın heyecanı da ayrı. Hem, kağıt oyunu oynayanlar bilir; ilk elin günahı olmaz. İlk kitaplar da, tıpkı sonrakiler gibi, kusurlarıyla güzeldir. Kendimize ait, bize kendi yolumuzu açacak güzel yanlışlarımız olmazsa ne anlamı var yazmanın?
Bu ve benzeri düşüncelerden hareketle ilk kitaplarını çıkarmış yazarlarla söyleşi yapma fikri gelişti. İlk kitabını çıkarmış her yazara sorulabilecek ortak sorular belirlemeye çalıştım. Samimiyetle sorulan sorulara verilecek sahici cevaplar, belki, ortak dertlerimizi anlamaya, birlikte düşünmeye vesile olur. Hiçbir şey olmasa bile, bir yazar dostumuzun ilk göz ağrısının heyecanını paylaşmış oluruz.
Onur Çalı



Kitapsız bir hevesli olmaktan kitaplı bir yazar olmaya giden süreç nasıl gelişti? Aslında hiç hevesli olmadım, sahneye çı…